Samstag, 17. März 2012

Davut Sulari©

1925-1985. Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde doğdu. Asıl adı Davut Ağbaba’dır. İlkokulu Çayırlı'da okudu.

17 yaşında bade içerek aşık oldu. Tasavvuf şairi olan dedesi Kaltık Mehmet Ağa’dan ilk bağlama, şiir ve türkü derslerini aldı. Paşa Doğan adlı akrabasından da aşıklık geleneği ve bağlama konusunda yardım gördü. O dönemden sonra çalıp söyledi.

Konya Aşıklar Bayramının oluşturulmasında emeği geçen Sulari, 4 yıl kadar Ankara ve İstanbul Radyolarında usta bölge sanatçısı olarak çalıştı.

Türkü, atışma, güzelleme dallarında büyük bir yeteneğe sahipti. Özellikle Alevi kökenli aşıklar içerisinde atışma alanında farklı bir yeri olan Sulari'ye bu özelliği, türkülerindeki zenginliğin gelişmesinde önemli katkı sağladı.

Türkiye’nin birçok yerini at sırtında gezerek her gittiği yerde türküler, güzellemeler söyledi. Uzun yıllar çeşitli Avrupa ülkelerinde de dolaşan Sulari, kendine özgü türkü söylemesiyle birçok insanı etkiledi ve kendine özgü bir biçim oluşturdu. Ayrıca Daimi (1932-1983), Beyhani (1933-1971), Kelkitli Serdari gibi birçok aşığa ustalık yaptı.

Aşık Reyhani ile birlikte Türkiye’nin çeşitli yerleri dışında, İran, Irak ve Suriye’yi dolaşarak çalıp söyledi. Özellikle 1970'li yıllarda ise çeşitli Avrupa ülkelerinde uzun süre dolaşarak konserler verdi.

Davut Sulari alışılagelmiş bir aşıklar meclisi sırasında Erzurum’da öldü ve Çayırlı'da toprağa verildi.

Sonntag, 11. März 2012

'ANNEM' ŞARKISI

'Eller Kadir Kıymet Bilmiyor Anne' sözleriyle bilinen şarkının sözlerini de kendi annesinin eşiyle yaşadığı bir olaydan etkilenerek yazdığını bildiren Çelikoğlu, bu şarkının öyküsünü de şöyle aktardı: 'Annem bize kalmaya geldi. Evliyim o zamanlar. Ben evde yokken eşim, anneme kötü davranmış. Akşama eve geldim annem ağlıyor. (Beni götür) diyor annem. 15 gün kalacaktı 3. gün gideceğim diye tutturdu. Götürdüm bıraktım. Sonra eve geldim eşimle tartıştım. Ondan sonra ayrıldım. Daha sonra bu şarkıyı yazdım. (Eller kadir kıymet bilmiyor anne, senin gibi kimse sevmiyor anne). Bu şarkıyı Kibariye seslendirdi.'

Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
Suçuna bağışla sarıl boynuna
Biz bize yaşarken geldik oyuna
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

Bir yar için seni terkedip gittim
Vicdanıma bir sor ne acı çektim
Kendimi ben sana emanet ettim
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem


Ne sevgiler geldi geçti kalbimden
Kimse anlamadı garip halimden
Senin hasretini duydum derinden
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

'SENİN OLMAYA GELDİM' ŞARKISININ ÖYKÜSÜ

Çelikoğlu, bir dönem çok sevilen 'Senin Olmaya Geldim' adlı şarkının öyküsünü şu sözlerle anlattı:
'O zamanlar bir hanımla evlilik hazırlığım vardı. Haftada bir gün onun yanına gidiyordum. Çamaşırlarımı yıkar bana verirdi. Onunla görüşeceğim bir gün bir arkadaşım beni aldı kulübe götürdü.
O akşam gidemedim, hanımın yanına. O hanım da beni saat 2'ye kadar beklemiş. Ertesi gün telefonla konuştuk.
(Seni bekledim, aç yattım) dedi. Ondan sonra Sultanahmet Parkı'na indim.
Orada 'Dün Akşam Yine Benim Yollarıma Bakmışın gelmeyince üzülüp perdeyi kapatmışsın' sözlerini yazdım. Sonra bu parçayı Selami Şahin okudu. Bu parçayı çok okuyan olmuştu o yıllarda.'